MAGNETOTERAPİ Magnetoterapi,dogal ve hassas bir tedavi sekli olan manyetik alan etkilesimine dayanan noninvazif yani girisimsel olmayan fiziksel bir tedavi metodudur. Pulsatif magnetik alan vücut dokularini uygun bir sekilde etkileyerek hücre zarlarinin geçirgenligini arttirir. Bu dogal metod ayni anda bir çok hastaligin tedavisinde basarili bir sekilde kullanilmaktadir. Tedavide oldukça genis bir uygulama alani olmasi, kolay uygulanabilirligi, dogal bir metod olusu ve yan etkisi olmamasi, magnetoterapiyi oldukça önemli kilmaktadir. Yer kabugunun dogal bir magnetizmasi vardir. Bu magnetik etkilesim hücre zarlarinda madde alisverislerini mümkün kilar. Böylece bir fabrika gibi çalisan hücrenin, atik maddeleri ve toksinleri bünyesinden uzaklastirarak su, besin maddeleri, oksijen ve gerekli mineralleri alarak islevinin uygun bir seyirde ve canlilik içinde sürdürmesi mümkün olmaktadir. Ilk defa uzaya astronotlar gönderildigi dönemde, uzay kosullarinda manyetik alan "sifir" oldugu için bu hücre zar transferleri de gerçeklesemeyecegi için hayatla bagdasmayan bu sorunu çözümlemek amaciyla suni manyetik alan veren bu sistem üretilmistir. Yerkabugunun dogal magnetizmasindan en iyi sekilde faydalanan kesimler, toprakla temasi yogun olan kirsal alan insanlaridir. Daha uzun ömürlü ve saglikli olmalarindaki gizem bu magnetik alan etkilesimi nedeniyle hücrelerin sürekli canlilik ve de fonksiyonel olmasinda yatmaktadir. Tipki temiz ve berrak bir denizde yasayan baliklar misali aktif bir seyir gösteren bu hücreler, doganin sundugu bu koruyucu ve dogal denge durumundan yararlanmaktadirlar. Teknolojiyle birleikte sehir hayati, insanlarin toprakla temasini azalttigi gibi elektromanyetik kirlilik ortami da mu dogal manyetik lanla olan temaslari defektlere ugratmistir .Kalp krizi yaslarinin 20'li yaslara düsmesi, bagisiklik sistemlerinin çöküsü, sik hastaliklara maruz kalma, beyin kanamalari sikliklarinda artislar ve de kanser olgularinda görülen tirmanis bu nedenlerle ortaya çikmistir. Bu durum göz önüne alinarak 200 Bin insan üzerinde bu suni manyetik alan ile ilgili çalismalar insan vücuduna ihtiyaci olan bu dogal manyetik alan tatbik edildiginde bagisiklik sistemlerinin kuvvetlendigi, enerji dengelerinin normal ve dogal sinirinda tutldugu, hücrelerin kirli ve bulanik denizdeki baliklar gibi fonksiyon görmekteyken, berrak ve temiz denizdeki baliklar misali bir canlilik kazandigi tespit edilmis ve 1998 de modern tip hizmetine sunulmustur. Çagdas klinik çalismalar tedavide, magnetoterapinin pulsatif (nabizli) yani ritmik dalgalanimlar halinde manyetik alan olusturan seklinin kullanimi gerekliligini de ortaya çikarmistir.Yer kabugunun statik magnetizmasindan daha da etkin olan pulsatif magnetik alan, hücre zar hareket periodisitesi ile daha uygun bir etkilesim olusturmaktadir. Bu pulsatif (nabizli) magnetik alan tedavisi, insan organizmasinda moleküler, hücresel ve sistemler (sindirim sistemi, sinir sistemi gibi..) seviyesinde karmasik biofiziksel islemlerin olusmasini tahrik eder. Laboratuar deneyleri ve klinik deneyimler pulsatif magnetik alanin vücutta su etki ve mekanizmalara neden oldugu sonuçlarini ortaya koymustur: Vazodilatasyon(damarlari genisleterek kan akiskanliginin düzenlenmesi), agri kesici aktivite, anti inflamatuar (iltihap kurutucu) aktivite, spasmolitik (spasm çözücü) aktivite, iyilesme hizlandirici (hücre yenilenmesi etkisiyle) aktivite, anti ödem (ödem çözücü) aktivite, hormonal ve enzimatik süreçleri düzenleyici etki, hücre membraninda (zarlarinda) metabolik transferler ve hücre zarinin fonksiyonlarinin aktivasyonu, hücrelerin solunumlarinin aktivasyonu (oksijen girisi, karbondioksit çikisi)... Herhangi bir hastalik, nitelik ve lokalizasyonu ne olursa olsun bölgesel veya genel olarak enerji eksikliginden sonra meydana gelmektedir. Ve mevcut hastalik, enerji durumunun iyilestirilmesi veya normal düzeye getirilmesi halinde ortadan kalkmaktadir. Bu, pasif kalan vücudu geçici yöntemlerle manipule etmek degil, aksine kendisine yardimci olabilmesi için yapilan gerçek bir yardimdir. Böylece vücudun kendisine ait iyilestirme gücüne bütünüyle yeniden etkinlesme olanagi verilmektedir. Elektrosmog adi verilen teknolojinin beraberinde getirdigi elektromanyetik kirlenme, insan sagligini tehdit eden ciddi unsurlardan birisidir. Yüksek gerilim hatlarindan cep telefonu dalgalarina, radyo ve tv dalgalarindan ev ve is yerlerindeki bilgisayar ve elektrikli diger esyalarin yaydigi elektromanyetik dalgalara kadar, maruz bulunulan elektromanyetik kirlenme sosyal yasam ortaminda hemen heryerde sagliksiz bir atmosfer yaratmaktadir. Magnetoterapi teknolojinin beraberinde getirdigi bu elektromanyetik kirlenme ortaminin insan vücudunda olusturdugu zararli etkileri ortadan kaldirarak dogal ve kirlilikten arindirilmis bir ortam kosulu olusturur. Tüm bu etkilerinin yaninda, magnetoterapi,etki mekanizmalarinin da bir sonucu olarak günlük zindelik,cinsel fonksiyonlarda performans artisi, bedensel faaliyetlerde aktivite artisi, entelektüel kapasitede artis,unutkanligin giderilmesi,uyku düzeninin saglanmasi ile insan vücudunun üst düzey bir biyoritme ulasmasini tesvik eder. Bu etkinligi nedeniyle magnetoterapi, sporcu performansinin artisi,tatil beldelerinde ve turistik çerçevede dinlenmenin optimum sekilde saglanmasi, is yerlerinde verim artisi,egitimde ögrencilerin ögrenme kapasitelerinin arttirilmasi, yogun is temposunun gerektirdigi enerji ihtiyacinin saglanmasi, depresyon ve stresin olumsuz etkilerinin ortadan kaldirilmasi ve genis yelpazede bir çok hastaligi ayni anda tedavi edebilmesi gibi amaçlarla yaygin olarak kullanim alanina girmistir. Magnetoterapi ilk önce astronotlar üzerinde uzayda kullanilmistir. Daha sonra 200.000 insan üzerinde yapilan klinik deneyler neticesinde tip hizmetine sunulmustur. Magnetoterapinin Etkisi Nedir? Yan Etkileri Var mıdır?
|